Skip to main content

İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Montaigne

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Özel Yetenek Kursları

Özel Video Anlatımlı Dersler

Thumbnail image

Sanat eğitimi, çocuğun geniş anlamda gelişmesini içeren en güvenilir ortamdır. Çünkü o, bu ortamda kendi temposu paralelinde, doğal eğilimlerini uygular, kendi deneyimlerini kullanır. Eğitimin her kademesinde çalışmalar bu doğal eğilimin paralelinde olmalıdır.

 

Çağımızın atom çağı olduğu unutulmamalıdır. Teknoloji gün lük yaşamımızı bile etkisi altına almıştır. Bu nedenle de algı ve anlatım olanakları da artmış bulunmaktadır. Bilimde ve sanatta yaratıcılık eşit değerde kabul edilmektedir.

 

Deneme olanağı veren sanat eğitimine, dış ülkeler programlarında geniş yer vermekte, şaşırtıcı deneyler ve araştırmalar yaptırmaktadırlar. Sanat eğitiminin en önemli amaçlarından biri görmeyi, işit meyi, dokunmayı, tat almayı öğretmektedir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Eğlenceler-Etkinlikler

Yetenekli Hale Nasıl Gelinir

Thumbnail image

 

 

Toplumların gelişmesinde eğitimin rolü tartışmasız ilk planda yer alır. Eğitim sayesindedir ki toplumu oluşturan bireyler bu ortamda gelişebilir, özgürleşebilir, kendini ifade edebilir, sanatsal ve bilimsel üretim gerçekleştirebilir.

 

Bu nedenledir ki 19.yy. da başlayan batılılaşma çabalarının ilk yeşerdiği yer askeri kurumlar ve eğitim alanları olmuştur. Eğitimin sunduğu olanaklar sayesinde ülkemiz resim sanatı da hak ettiği yere ve ilgili kurum-kuruluşlarına sahip olabilmiştir. Askeri okullarda verilen resim dersleri ile asker ressamlar kuşağı, yabancı ressamların verdiği özel dersler sayesinde ve açılan İnas Sanayi ve Sanayi-i Nefise Mektepleri ile sanatçılarımız yetişmiştir.

 

Modern yaşamda eğitimle birlikte toplumun önemli bir kısmını oluşturan kadınların da sosyal bir varlık olarak eğitim, sanat ve bilimde varlığı önemsenerek bu konuda adımlar atılmıştır. Batılılaşma döneminin başlarında eğitim ve sağlık sektöründe sosyal bir varlık olarak kendini kanıtlayan kadınlar sanat eğitimi veren kurumlarda eğitim alma olanaklarının sağlanması ile ya da özel dersler almak suretiyle sanatsal birikimlerini oluşturmuşlar ve ülkemiz sanathayatına atılmışlardır.

 

Yeni yeşermekte olan Cumhuriyet idealleri doğrultusunda sanat da ileriye-aydınlığa dönük olmalı ve gelişimine hız kazandırmalıydı. Bu ideali tam manası ile yüreğinde hisseden kadın sanatçılarımız yaratıları ile batılılaşma dönemindeki aydınlanma sürecine büyük katkılarda bulunmuşlardır. Bu süreç, ayrıntılı incelemeye değer, kadın sanatçılar için hem sıkıntılı hem de özveri gerektiren bir dönem olmuştur.

 

Thumbnail imageGenç Resim Öğretmenleri AdanaThumbnail imageGenç Resim Öğretmenleri AdanaThumbnail imageGenç Resim Öğretmenleri Adana

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Yetenek Geliştirme Kursları

Thumbnail image

 

 

Türkiye için sorun, çağdaş olmayı başarmakla ilgilidir. Çağdaş sanat akımlarının oluşumuna neden olan kültürel ve düşünsel alt yapı ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin koşulları çakışmaktadır. Bu amaçla her alanda olduğu gibi sanat alanında da atılımlar gerçekleştirilmiştir. 1914’de İnas Sanayi-i Nefise Mektebi açılmış, kız öğrencilere resim ve heykel dersleri verilmeye başlanmıştır. Esas olarak dünya ölçeğinde kadının sanatçı olarak konumunun gelişmesi Türkiye’dekinden çok farklı değildir.

 

Bu ölçekte de kadının sanat eğitimi kurumları içinde yer alma süreci yavaş gelişmiştir. 17. yüzyılda (sırasıyla Roma, Paris, Londra ve Nürnberg’de) sanat akademileri kurulmaya başlanmıştır. Ancak kadınların kabulü çabuk gerçekleşmemiştir.

 

Paris Akademisi 17. yüzyıl sonlarında kadınlara açılacak, ancak hemen 1706’da bu uygulamaya son verilecektir. İngiliz Kraliyet Akademisi iki kurucu kadın üye ile 1768’de açılmasına karşın kadınların bu okullara giriş hakkı yüzyıl boyunca kabul görmeyecektir…18. ve  9. yüzyıl boyunca, çıplak model karşısında yapılan etütler neden gösterilerek kadınlar Akademilere alınmayacaklardır.

 

 

Thumbnail imageAdana Faaliyet AlanlarıThumbnail imageAdana Faaliyet AlanlarıThumbnail imageAdana Faaliyet Alanları

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Yetenek Geliştirme Merkezleri

Thumbnail image

 

 

BATILILAŞMA DÖNEMİNDE VE DÖNEMİN SANAT ORTAMINDA TÜRK KADINI
Kadının sanata katılımı aslında kadının sosyal yaşama katılımıyla mümkün olabilmektedir. Savaş yıllarında erkeğin savaşa gitmesiyle pek çok işi yüklenen kadınlar savaşın hemen arkasında ağır görevler üstlenmiştir.

 

Bu dönemde hastabakıcılık ve öğretmenlik kursları açılarak kadının sosyal yaşama adapte olması sağlanmıştır. Tanzimat sonrası açılan okullar ve yayınlanan dergiler, kurulan dernekler kadınların özgürleşmesi yolundaki önemli adımlardır. Örgün eğitime kız öğrencilerin kabulü 1869 yılında çıkan Umumiye Nizannamesi ile gerçekleştirilmiştir.

 

Bu dönemin genel yapısına bakarsak, Osmanlı’nın yenilgiler sonrasında güç kaybetmesi ile gözlerin batıya çevrildiğini, değişim ve arayış hareketlerinin başladığını görürüz. Osmanlı Batılılaşması Lâle Devri (1718–1730) ile başlar. 3.Selim (1761–1808) ve 2. Mahmut (1785–1839) dönemlerinde yenileşme hareketleri hız kazanmıştır. Bu dönemde Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş, ordunun yenileştirilmesi gayretleri gösterilmiştir.

 

1795 yılında kurulan Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahri Hümayun programlarına ilk kez resim dersi konmuştur. Bu dersler, askeri gereksinimler için desen ve perspektif ağırlıklı gerçekleştirilmiş ve yabancı hocalar tarafından yürütülmüştür. Bu okullarda yetişen sanatçıların eserlerinde mimari yapılar ve manzara çalışmaları geniş yer kaplar.

 

Osmanlı yetenekli öğrencileri Avrupa’ya göndererek dönüşte Harbiye gibi okullarda sanat öğretimi görevine atıyordu. İlk öğrenci grubu 1829 yılında yollanmıştır. Primitifler de fotoğraflardan yararlanarak cami, saray bahçesi gibi konular üzerinde çalışmışlardır.

 

Thumbnail imageAdanadaki Güzel Resim SergileriThumbnail imageAdanadaki Güzel Resim SergileriThumbnail imageAdanadaki Güzel Resim Sergileri

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Eğitim Kursları Sergisi

Thumbnail image

 

Türkiye için sorun, çağdaş olmayı başarmakla ilgilidir. Çağdaş sanat akımlarının oluşumuna neden olan kültürel ve düşünsel alt yapı ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin koşulları çakışmaktadır. (Yaman, 1996: 29) Bu amaçla her alanda olduğu gibi sanat alanında da atılımlar gerçekleştirilmiştir. 1914’de İnas Sanayi-i Nefise Mektebi açılmış, kız öğrencilere resim ve heykel dersleri verilmeye başlanmıştır.

 

Esas olarak dünya ölçeğinde kadının sanatçı olarak konumunun gelişmesi Türkiye’dekinden çok farklı değildir. Bu ölçekte de kadının sanat eğitimi kurumları içinde yer alma süreci yavaş gelişmiştir. 17. yüzyılda (sırasıyla Roma, Paris, Londra ve Nürnberg’de) sanat akademileri kurulmaya başlanmıştır.

 

Ancak kadınların kabulü çabuk gerçekleşmemiştir. Paris Akademisi 17. yüzyıl sonlarında kadınlara açılacak, ancak hemen 1706’da bu uygulamaya son verilecektir. İngiliz Kraliyet Akademisi iki kurucu kadın üye ile 1768’de açılmasına karşın kadınların bu okullara giriş hakkı yüzyıl boyunca kabul görmeyecektir…18. ve  9. yüzyıl boyunca, çıplak model karşısında yapılan etütler neden gösterilerek kadınlar Akademilere alınmayacaklardır.

 

Thumbnail imageAdana da Gençlik ve Sanat EtkinlikleriThumbnail imageAdana da Gençlik ve Sanat EtkinlikleriThumbnail imageAdana da Gençlik ve Sanat Etkinlikleri

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Resim Sınavlarını Kazananların Sergisi

Thumbnail image

 

BATILILAŞMA DÖNEMİNDE VE DÖNEMİN SANAT ORTAMINDA TÜRK KADINI
Kadının sanata katılımı aslında kadının sosyal yaşama katılımıyla mümkün olabilmektedir. Savaş yıllarında erkeğin savaşa gitmesiyle pek çok işi yüklenen kadınlar savaşın hemen arkasında ağır görevler üstlenmiştir.

 

Bu dönemde hastabakıcılık ve öğretmenlik kursları açılarak kadının sosyal yaşama adapte olması sağlanmıştır. Tanzimat sonrası açılan okullar ve yayınlanan dergiler, kurulan dernekler kadınların özgürleşmesi yolundaki önemli adımlardır. Örgün eğitime kız öğrencilerin kabulü 1869 yılında çıkan Umumiye Nizannamesi ile gerçekleştirilmiştir.

 

Bu dönemin genel yapısına bakarsak, Osmanlı’nın yenilgiler sonrasında güç kaybetmesi ile gözlerin batıya çevrildiğini, değişim ve arayış hareketlerinin başladığını görürüz. Osmanlı Batılılaşması Lâle Devri (1718–1730) ile başlar. 3.Selim (1761–1808) ve 2. Mahmut (1785–1839) dönemlerinde yenileşme hareketleri hız kazanmıştır. Bu dönemde Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş, ordunun yenileştirilmesi gayretleri gösterilmiştir.

 

1795 yılında kurulan Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahri Hümayun programlarına ilk kez resim dersi konmuştur. Bu dersler, askeri gereksinimler için desen ve perspektif ağırlıklı gerçekleştirilmiş ve yabancı hocalar tarafından yürütülmüştür.

 

Bu okullarda yetişen sanatçıların eserlerinde mimari yapılar ve manzara çalışmaları geniş yer kaplar. Osmanlı yetenekli öğrencileri Avrupa’ya göndererek dönüşte Harbiye gibi okullarda sanat öğretimi görevine atıyordu. İlk öğrenci grubu 1829 yılında yollanmıştır. Primitifler de fotoğraflardan yararlanarak cami, saray bahçesi gibi konular üzerinde çalışmışlardır.

 

1839’da Tanzimat Fermanı ilan edilmiş, 1876 da Meşrutiyet’in ilanı ile ilk anayasa olan Kanuni Esasi’nin ilan edilmiştir. 1850’den sonra ülkemizde sanat alanında arka arkaya önemli tarihi gelişmeler görülüyor…1853’ten itibaren ilkokul çağındaki çocuklara, başarısız da olsa, sanat dersi veriliyor. Sultan II. Mahmut … kendi portre resimlerini şatafatlı eğlenceler eşliğinde resmi dairelerin duvarlarına astırıyor.

 

İlk kız rüşdiyesinin açılışı (1859) kabul edilmekte, sebep olarak da ders programında “nakış” dersinin varlığı gösterilmektedir. (Kurnaz, 1991: 20) Darülmuallimat (kız öğretmen okulu) ise 1870 yılında açılmıştır. “1869'da yayınlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile eğitim tamamen Batı örneğinde bir sisteme geçmiştir.

 

Bir yandan Batı tipi askeri teşkilatlanma sürdürülürken, diğer yandan da hukuk, sanat ve edebiyat alanlarında Avrupa kültürleri yönünde yenileşmeler başlamıştır.(Ergün, 2009) 19. yy.ın ikinci yarısında Maarif Nazırı Abdurrahman Sami Paşa ile Sadrazam Saffet Paşa kızlar için okullar açtırmışlardır. Çok sayıda kadın sanatçıların da üyesi bulunduğu yabancıların kurduğu Elifba (Club’ de I’ABC) adlı kulüp 1880-1882 yılları arasında sergiler düzenlemiştir.

 

1883’de Sanayi-i Nefise’nin eğitime başlaması ile sanatın gelişimi ivme kazanmıştır. 1916’da başlayan Galatasaray Sergileri bu ortamın ürünüdür. Son Osmanlı halifesi Abdülmecit Efendi de (1868-1944) resim sanatına ilgi duymuştur. Kendisi resim cemiyeti başkanlığı ve ressamlık yapmıştır.

 

1913 yılında tedrisat kanunu çıkarılır ve yurt çapında kız rüştiyeleri açılır. 1914 yılında darülfünuna (üniversiteye) kız öğrenci alınmaya başlanır. 1926’da şeriatın kaldırılmasıyla kabul edilen medeni kanun ile kadın erkek arasındaki eşitsizlik giderilir. Kadınlara; 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1935’de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilir.

 

Birinci Dünya Savaşı’nda Türk kadını, eskiden beri kendisini çember içine almış yapay her toplum yasasını yararak kendine düşen görevi fazlası ile yerine getirir. 1919–1923 Türk Kurtuluş Savaşı’nda ise bizzat cephede savaşa katılır. Cumhuriyet’in kurulması ile kadın hakları Tazminat’taki gibi sosyal reformların önemli bir bölümü olarak ele alınır.

 

(Doğramacı, 1989: 11) Kadınların haklarını savunan ve bilinçlenmesini sağlayan pek çok yayın da çıkarılmıştır. Mehasin (1908), Kadın Bahçesi ve Kadın Dünyası (1912), Kadın Duygusu, Kadın Âlemi ve Kadınlık (1913), Kadın Hayatı (1918) kadın sesini duyuran etkili yayınlar olmuştur.(Doğramacı, 1989: 135) 1800’lerin sonu ile 1900’erin başında yetişen kadın sanatçılarımız yabancı dil bilen, yurt dışından gelen eğitmenlerden ders almış, ilerici kadınlardır.

 

Thumbnail imageAdana da Açılan Sanat SergileriThumbnail imageAdana da Açılan Sanat SergileriThumbnail imageAdana da Açılan Sanat Sergileri

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

İç Mimarlık Sınavları

Thumbnail image

 

Özet:19.yy.da başlayan batılılaşma hareketleri ile ülkemizin pek çok alanında gelişmeler yaşanmıştır. Cumhuriyet'e giden yolda eğitim ve kadınların sosyal hakları konusunda önemli adımlar atılmıştır. Eğitim düzeyi yükselen kadınlar buna paralel olarak sanatla da ilgilenmeye başlamışlardır. Kadın sanatçılarımızın çoğu üst düzey görevlere sahip, eğitimli bir aileden gelmektedirler. Kimileri sanatçılardan özel dersler alarak, kimileri de daha geç dönemde açılan Sanayi-Nefise Mektebi'nde eğitim görerek resim çalışmışlardır.

 

Manzara, natürmort, nü, portre, otoportre konularında çalışan sanatçılar natüralist, empresyonist, kübist ve expresif tarzda eserler üretmişlerdir. Cumhuriyet rejiminin getirdiği ortamda bu faaliyetler hız kazanmış ve kadınlar diğer tüm alanlarda olduğu gibi resim sanatında da adlarından ve varlıklarından söz ettirmişlerdir.

 

Naciye Tevfik Biren, Celile Hikmet, Müfide Kadri gibi ressamlarla başlayan bu süreç, 19.yy. sonu–20. yy. başında sayıları gittikçe artan ve bu araştırmanın konusunu teşkil eden kadın sanatçılarımızla hız kazanmıştır.

 

Thumbnail imageAÇS de Açılan SergilerimizThumbnail imageAÇS de Açılan SergilerimizThumbnail imageAÇS de Açılan Sergilerimiz

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Sınavlar Ve Sonuçları

Thumbnail image

 

Toplumların gelişmesinde eğitimin rolü tartışmasız ilk planda yer alır. Eğitim sayesindedir ki toplumu oluşturan bireyler bu ortamda gelişebilir, özgürleşebilir, kendini ifade edebilir, sanatsal ve bilimsel üretim gerçekleştirebilir. Bu nedenledir ki 19.yy. da başlayan batılılaşma çabalarının ilk yeşerdiği yer askeri kurumlar ve eğitim alanları olmuştur.

 

Eğitimin sunduğu olanaklar sayesinde ülkemiz resim sanatı da hak ettiği yere ve ilgili kurum-kuruluşlarına sahip olabilmiştir. Askeri okullarda verilen resim dersleri ile asker ressamlar kuşağı, yabancı ressamların verdiği özel dersler sayesinde ve açılan İnas Sanayi ve Sanayi-i Nefise Mektepleri ile sanatçılarımız yetişmiştir.

 

Modern yaşamda eğitimle birlikte toplumun önemli bir kısmını oluşturan kadınların da sosyal bir varlık olarak eğitim, sanat ve bilimde varlığı önemsenerek bu konuda adımlar atılmıştır. Batılılaşma döneminin başlarında eğitim ve sağlık sektöründe sosyal bir varlık olarak kendini kanıtlayan kadınlar sanat eğitimi veren kurumlarda eğitim alma olanaklarının sağlanması ile ya da özel dersler almak suretiyle sanatsal birikimlerini oluşturmuşlar ve ülkemiz sanathayatına atılmışlardır.

 

Yeni yeşermekte olan Cumhuriyet idealleri doğrultusunda sanat da ileriye-aydınlığa dönük olmalı ve gelişimine hız kazandırmalıydı. Bu ideali tam manası ile yüreğinde hisseden kadın sanatçılarımız yaratıları ile batılılaşma dönemindeki aydınlanma sürecine büyük katkılarda bulunmuşlardır. Bu süreç, ayrıntılı incelemeye değer, kadın sanatçılar için hem sıkıntılı hem de özveri gerektiren bir dönem olmuştur.

 

Thumbnail imageAdana da Lise Öğrencilerinin Resim SergisiThumbnail imageAdana da Lise Öğrencilerinin Resim SergisiThumbnail imageAdana da Lise Öğrencilerinin Resim Sergisi

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Bumundu Güzel Sanatlar

Thumbnail imageTelefon    :0(322) 459 37 37
Cep          : 0545 200 222 0
Cep          :0537 281 97 97

 

Okulların sadece yeterli sayıda öğretmen gereksinimi olmamakta, aynı zamanda yetenekli, mesleğine bağlı ve kendisinden beklentilerin farkında olan ve bunları gerçekleştirmeye çalışan öğretmenlere de ihtiyacı bulunmaktadır10.

 

Oğuzkan, öğretmenliğin üç yönünün bulunduğunu belirtmektedir. Bunlar; Türk toplumunun aydın bir üyesi olarak öğretmen, dünya topluluğunun uyanık bir üyesi olarak öğretmen ve mesleğinin yeterli bir üyesi olarak öğretmen.

 

Teknoloji ve anlayışlardaki değişmelerin de etkisi ile toplumu oluşturan kurumlar, veliler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacıların öğretmen davranışlarıyla ilgili beklentileri dolayısıyla da etkili, iyi ya da ideal öğretmen tiplemelerinde de farklılıklar oluşabilmektedir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Eğlenceler ve Kutlamalar

Üniversiteye Hazırlık Gruplarının ACS Sergisi ve Eğlence Geceleri

Thumbnail image

 

Atölyenizde bulunan doğal ve yapay nesnelerle bir kompozisyon oluşturunuz. Kompozisyonunuzda cam, metal, ahşap ve deri gibi nesnelerle, sebze, meyve, bitki, deniz kabukları gibi farklı dokusal yapıya sahip nesneler seçiniz.

 

Oturma konumunuzu, ışığın kompozisyona yandan gelmesini sağlayacak şekilde oluşturunuz. Kompozisyonda ışığın etkisiyle oluşan dokusal etkileri inceleyiniz. Doku, nokta, çizgi ve leke elemanlarını kullanarak kompozisyonun desenini çiziniz. Nokta, çizgi ve leke elemanlarını nesnelerin dokusal etkilerini yansıtacak şekilde kullanarak elemanlar arasında bütünlük oluşturmaya çalışınız.

 

Thumbnail imageÇizim KurslarıThumbnail imageÇizim KurslarıThumbnail imageÇizim KurslarıThumbnail imageÇizim KurslarıThumbnail imageÇizim KurslarıThumbnail imageÇizim Kursları

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden