Skip to main content

Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun? Epictetus

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Resim Eğitim Dershanesi

Resim Yaparken Hangi Malzemeler Kullanılır?

Thumbnail image

RESİM MALZEMELERİ
Airbrush
Mürekkeple dolu bir kalemin, hava üfleyen bir motora bağlanmasıyla elde edilmiş bir makinedir. Hava kalemin içine üflenir ve mürekkep bu sayede resim yüzeyine püskürtülür. Havanın püskürtme gücünü değiştirerek airbrush'tan farklı etkiler elde edilebilir. Daha çok grafik sanatçıları tarafından tercih edilmesinin sebebi, iki rengi birbirlerinin içinde yumuşak bir şekilde eriterek renkten renge geçiş sağlayabilmesidir. Ayrıca fotoğraf üzerindeki yanlışlıkları düzeltmek ya da küçük ayrıntılarla oynamak için de kullanılır.

Akrilik boyalar
Plastikten yapılmışlardır ve biraz parlaktırlar; esnek olma özellikleri kuruduktan sonra da devam eder. Yağlı boyalardan farklı olarak akrilik boyalar suda çözülme özelliğine sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde bir hayli inceltilebilirler, öyle ki sulu boyalara benzemeye başlarlar. Kalın boya katmanlarına da olanak tanrılar. Peter Blake ve Lichtenstein gibi popüler sanatçılar akrilik boyaları kullanmışlardır.

Yayınlandığı Kategori Makaleleri

Resim Sınavlarını Kazananların Sergisi

Thumbnail image

 

BATILILAŞMA DÖNEMİNDE VE DÖNEMİN SANAT ORTAMINDA TÜRK KADINI
Kadının sanata katılımı aslında kadının sosyal yaşama katılımıyla mümkün olabilmektedir. Savaş yıllarında erkeğin savaşa gitmesiyle pek çok işi yüklenen kadınlar savaşın hemen arkasında ağır görevler üstlenmiştir.

 

Bu dönemde hastabakıcılık ve öğretmenlik kursları açılarak kadının sosyal yaşama adapte olması sağlanmıştır. Tanzimat sonrası açılan okullar ve yayınlanan dergiler, kurulan dernekler kadınların özgürleşmesi yolundaki önemli adımlardır. Örgün eğitime kız öğrencilerin kabulü 1869 yılında çıkan Umumiye Nizannamesi ile gerçekleştirilmiştir.

 

Bu dönemin genel yapısına bakarsak, Osmanlı’nın yenilgiler sonrasında güç kaybetmesi ile gözlerin batıya çevrildiğini, değişim ve arayış hareketlerinin başladığını görürüz. Osmanlı Batılılaşması Lâle Devri (1718–1730) ile başlar. 3.Selim (1761–1808) ve 2. Mahmut (1785–1839) dönemlerinde yenileşme hareketleri hız kazanmıştır. Bu dönemde Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş, ordunun yenileştirilmesi gayretleri gösterilmiştir.

 

1795 yılında kurulan Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahri Hümayun programlarına ilk kez resim dersi konmuştur. Bu dersler, askeri gereksinimler için desen ve perspektif ağırlıklı gerçekleştirilmiş ve yabancı hocalar tarafından yürütülmüştür.

 

Bu okullarda yetişen sanatçıların eserlerinde mimari yapılar ve manzara çalışmaları geniş yer kaplar. Osmanlı yetenekli öğrencileri Avrupa’ya göndererek dönüşte Harbiye gibi okullarda sanat öğretimi görevine atıyordu. İlk öğrenci grubu 1829 yılında yollanmıştır. Primitifler de fotoğraflardan yararlanarak cami, saray bahçesi gibi konular üzerinde çalışmışlardır.

 

1839’da Tanzimat Fermanı ilan edilmiş, 1876 da Meşrutiyet’in ilanı ile ilk anayasa olan Kanuni Esasi’nin ilan edilmiştir. 1850’den sonra ülkemizde sanat alanında arka arkaya önemli tarihi gelişmeler görülüyor…1853’ten itibaren ilkokul çağındaki çocuklara, başarısız da olsa, sanat dersi veriliyor. Sultan II. Mahmut … kendi portre resimlerini şatafatlı eğlenceler eşliğinde resmi dairelerin duvarlarına astırıyor.

 

İlk kız rüşdiyesinin açılışı (1859) kabul edilmekte, sebep olarak da ders programında “nakış” dersinin varlığı gösterilmektedir. (Kurnaz, 1991: 20) Darülmuallimat (kız öğretmen okulu) ise 1870 yılında açılmıştır. “1869'da yayınlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile eğitim tamamen Batı örneğinde bir sisteme geçmiştir.

 

Bir yandan Batı tipi askeri teşkilatlanma sürdürülürken, diğer yandan da hukuk, sanat ve edebiyat alanlarında Avrupa kültürleri yönünde yenileşmeler başlamıştır.(Ergün, 2009) 19. yy.ın ikinci yarısında Maarif Nazırı Abdurrahman Sami Paşa ile Sadrazam Saffet Paşa kızlar için okullar açtırmışlardır. Çok sayıda kadın sanatçıların da üyesi bulunduğu yabancıların kurduğu Elifba (Club’ de I’ABC) adlı kulüp 1880-1882 yılları arasında sergiler düzenlemiştir.

 

1883’de Sanayi-i Nefise’nin eğitime başlaması ile sanatın gelişimi ivme kazanmıştır. 1916’da başlayan Galatasaray Sergileri bu ortamın ürünüdür. Son Osmanlı halifesi Abdülmecit Efendi de (1868-1944) resim sanatına ilgi duymuştur. Kendisi resim cemiyeti başkanlığı ve ressamlık yapmıştır.

 

1913 yılında tedrisat kanunu çıkarılır ve yurt çapında kız rüştiyeleri açılır. 1914 yılında darülfünuna (üniversiteye) kız öğrenci alınmaya başlanır. 1926’da şeriatın kaldırılmasıyla kabul edilen medeni kanun ile kadın erkek arasındaki eşitsizlik giderilir. Kadınlara; 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1935’de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilir.

 

Birinci Dünya Savaşı’nda Türk kadını, eskiden beri kendisini çember içine almış yapay her toplum yasasını yararak kendine düşen görevi fazlası ile yerine getirir. 1919–1923 Türk Kurtuluş Savaşı’nda ise bizzat cephede savaşa katılır. Cumhuriyet’in kurulması ile kadın hakları Tazminat’taki gibi sosyal reformların önemli bir bölümü olarak ele alınır.

 

(Doğramacı, 1989: 11) Kadınların haklarını savunan ve bilinçlenmesini sağlayan pek çok yayın da çıkarılmıştır. Mehasin (1908), Kadın Bahçesi ve Kadın Dünyası (1912), Kadın Duygusu, Kadın Âlemi ve Kadınlık (1913), Kadın Hayatı (1918) kadın sesini duyuran etkili yayınlar olmuştur.(Doğramacı, 1989: 135) 1800’lerin sonu ile 1900’erin başında yetişen kadın sanatçılarımız yabancı dil bilen, yurt dışından gelen eğitmenlerden ders almış, ilerici kadınlardır.

 

Thumbnail imageAdana da Açılan Sanat SergileriThumbnail imageAdana da Açılan Sanat SergileriThumbnail imageAdana da Açılan Sanat Sergileri

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Hobi Resim Sanat Kursları

Thumbnail image

 

Klasik desenin rasyonel bir sürece sahip olduğu görülmektedir. Desen, bir çıraklık deneyimi olarak Rönesans’ta olgunluk dönemine ulaşmış, Venedik ve Floransa’da renkçiliğin temelinde yer almış, ilerleyen dönemde Roma’da ve Fransa’da kurulan “Akademi” formasyonunun eğitim biçimi haline dönüşmüştür. Dışavurumcu sanatçıların, iç dünyalarındaki cereyanlarının ifadesinde çok sık kullandığı desen, boyasal olarak resmin temel elemanlarından biri haline gelmiştir.*

 

Kübizmle beraber makine estetiğinin ifade edilmesinde ve görsel öğelerin analitik kübizmle ele alınışında, vazgeçilmez bir modülasyon aracı olmuştur. Yerli kabilelelerin kum danslarından esinlenerek tuval üzerinde adeta dans ederek resimler yapan Jackson Pollock gibi savaş sonrası Amerika’ya göç eden bir çok Yeni Dışavurumcu sanatçı için de desen sık kullanılan ifade biçimidir. Pop sanatının dominant isimleri Andy Warhol ve Roy Lichtenstein deseni ve boyayı çizgi romanlara yaslayarak farklı bir görsel ve bağlamsal deneyimi sanatın içerisine yerleştirmiştir.

 

Günümüz sanatı ise tüm bu deneyimleri elinde tutmasının yanı sıra diğer disiplinlerle desenin ve çizginin sınırlarını zorlamaktadır. Rosalind Krauss, Benjamin Buchloch, Hal Foster, Alain Bois gibi sanat kuramcıları ve eleştirmenleri bu sürecin 1990’lardan sonra başladığını öne sürmektedirler.

 

Çağdaş desen ve çizimlerin bireysel hikaye şeklinde pratiğe dökülebileceğini, ortak bellek, bireysel mitoloji, kültürel miras, çok anlamlılık, kamusal alan ve sosyal yaşamın sınırları arasında desenin varlığının oldukça değiştiğini, klasik sanatçılardan alıntılarla, sinema, fotoğraf gibi disiplinlerle çizimlerin kaynaşabileceğini, izleyicinin ve kamunun bile artık desene katılabildiğini belirtirler.

 

Thumbnail imageYağlı Boya KurslarıThumbnail imageYağlı Boya KurslarıThumbnail imageYağlı Boya KurslarıThumbnail imageYağlı Boya Kursları

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Kurs Ortamı Fotoğrafları

Resim Eğitimi Kimden Alabiliriz

Thumbnail image

Günümüzde estetik, gerek bilimsel ve felsefi kuramsal alanda, gerek tarihsel ve toplumsal pratikte, nesnel estetiksel süreçlerde yer alan değişmelere bağlı olarak gittikçe gelişmekte; bir bilim olarak estetiğin konusu gittikçe değişime uğrayıp gelişmektedir.

 

Bir yanda, çeşitli bilimsel ve felsefi alanlarda elde edilen estetiksel genellendirmelerdeki çeşitlilik; öte yanda, yeni toplumsal ve üretimsel ilişkilere bağlı yeni estetiksel olgu ve etkinlikler, bu arada, sanatsal üretim, iletişim ve alımlama koşullarında yer alan değişmelerle birlikte sanatların tümünde görülen yenilik ve üretici çeşitlilik, bütün bu sanat içi, özellikle de sanat dışı estetiksel ilişki ve değerlendirmeler, estetiğin ana-konusunu, bir bilim olarak estetiğin nesnesini derinden etkilemekte; böylelikle, estetik düşüncesinin kendisi değişime uğradığı kadar, estetik biliminin tanımı da değişime uğramaktadır.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Eğlenceler ve Kutlamalar