Skip to main content

Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Çin Atasözü

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Grafikerlik Kursları

Reklam Nasıl Bir Güç Yaratır Farkındamısın

Thumbnail image

İletişim Bilgileri:

0322 459 37 37

0532 165 2 000

0545 200 222 0

 

 

Çınarlı Mah. 61020 Sok. No: 4 Arzu Apt. Zemin Kat: 2 Seyhan / ADANA 0(322) 459 37 37
Döşeme Mah. Mehmet Nuri Sabuncu Blv. No: 25 Seyhan / ADANA 0(322) 431 11 54
 
 

Bilgi Paylaşımı » Reklam Nasıl Bir Güç Yaratır?         

Eğer hayata yeniden başlama imkanı olsaydı, reklamcılığı bütün diğer işlere tereddütsüz tercih ederdim” diyen Amerika eski başkanlarından Franklin Roosevelt bir döneme damgasını vurmuş bu sözüyle gerçekte neyi vurgulamak istemişti? Dünyanın en güçlü insanı olarak adlandırılan Amerika başkanı, neden reklamcılığı sahip olduğu özel konum ile değişmek istedi?

 

Acaba bunun sebebi, temel olarak ‘Bilgilendirme’, ‘Hatırlatma’, ‘İkna etme’, ‘Değer katma’ ve ‘Örgütün diğer amaçlarına yardımcı olma’ fonksiyonları taşıyan reklamların, giderek insanların hayatlarını yönetme ve yönlendirme gücü kazanmış olması olabilir mi?

Yaklaşık yüz sene önce söylediği “Reklamlar git gide, yaşamları yönetir hale gelmektedir.” sözüyle Sir Winston Churchill, diğer insanların göremedikleri neleri görebilmişti? Bir hikaye vardır, reklamcılar iyi bilirler. Dünyaca ünlü petrol şirketi Shell’in Amerikalı yöneticileri Vatikan’da Papa ile yalnız görüşmek istemişler.

 

Dışarıdakiler merakla odadan gelen sesleri dinliyorlarmış. “Kabul ederseniz bir milyar dolar veririz”. Papa, “Hayır kabul edemem” diyormuş. Yöneticiler ısrarla teklif bedelini arttırıyorlarmış. 2 milyar Dolar...5 milyar Dolar... 10 milyar Dolar... Papa yine de, “İmkansız, olamaz” diye diretiyormuş.

 

Kapıda tartışmayı dinleyen kardinaller dayanamayarak odaya girip Papa’ya “Bu paraya ihtiyacımız var, niçin kabul etmiyorsunuz?” dediklerinde Papa’nın cevabı: “Amerikalı dostlarımız, bütün kiliselerde okunan dualardan sonra papazlarımızın (Amin) yerine (Shell) demelerini öneriyorlar. Nasıl kabul ederim” olmuş.

Yayınlandığı Kategori Web Tasarımı

Resim Sergisi ve Bir Sergi Hazırlık Fotoğrafları

Thumbnail image

Kurşun Kalem Tekniği
Kurşun kalem, bir önceki öğrenme faaliyetinde tanıtılmış ve çizim çalışmalarında da yeri geldikçe kurşun kalemden bahsedilmişti. Desen çalışmalarına normal koyuluktaki (BHB) kurşun kalemlerle devam edilmelidir. Kara kalem isminden de anlaşılacağı gibi rengi siyah olup, siyah-beyaz çalışma olanağı verir. Bunların yağlı ve kuru olan cinsleri vardır. Dereceleri büyüdükçe (1,2,3,4) sertlikleri de artar. İlk çalışmalarımızda hatalarımız çok olacağından silgiye ihtiyacımız fazla olur. Onun için önce kalemi fazla bastırmamalı, çizginin koyuluğundan emin olunduktan sonra koyuluk tonu ve gölgesi işlenmelidir.

Teknik Özellikleri
Sulu boyatekniği kağıt veya benzeri yüzey üzerinde tabaka yapmayan su ve sulu boyaçeşitleriyle yapılan bir tekniktir. Boya tipleri genellikle çeşitli tabletler biçiminde veya tüp içinde krem halindedir.
Sulu boyatekniği, sabırlı ve titiz çalışma isteyen, hata kabul etmeyen, oldukça zor bir tekniktir. Hata kabul etmemesi suluboyanın zorluğunu arttırır. Yüzey üzerine gelen renkler üstüste geldiğinde iyi kontrol edilmezse, suluboyada makbul olan şeffaflık bozulabilir ve kirlenmeler başlar. Kirlenen sahalar yıkanarak emici kağıtlarla temizlenebilirse de böyle bir çalışma sulu boyatekniğinde ustalık ister.

Sulu boyayapılacak yüzey, sonucun iyi olması için önemlidir.
Yüzeyin emiciliği,
Yüzeyin gerili olup olmaması,
Yüzeyin dokusu,
Yüzeyin kuru veya nemli olması,
Gibi nedenler, boyanın yapılacağı lekeyi etkileyeceğinden, sulu boya yapan kişinin deneyim ve gözlemeleri ile ne tür bir leke elde edeceğini araştırması gerekir. Sulu boyada beyaz renk genellikle kullanılmaz. Kağıdın beyazlığı beyaz rengin görevini görür.

 

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Çocuklar İçin Sanat Kursları Açs Sergisi

Thumbnail image

 

Bu portrede başı oldukça ender rastlanan bir konumda görüyorsunuz. Zorluk başın çevre çizgisinin doğru olarak çizilmesinde yatar. Bu şekli doğru çizmek için zaman harcamazsanız, detaylı çiziminiz ne kadar güzel olursa olsun, sonuç tatminkâr olmaz. Genellikle, çizimin ilk birkaç dakikası çizimin ne kadar iyi veya kötü olacağını belirler.

Bu sıra dışı açı nedeniyle şekillerin her zamanki gibi veya her zaman bildiğiniz gibi olmasını beklemeyin. Burada temel nokta gözlemdir; titiz bir gözlem yaparsanız, çabalarınız sizi başanlı bir çizime götürür.

1. Bu açıyı daha önce gördüğünüz anlatıldığı gibi, bu çizimin anahtarı şekillerin yapısını anlayabilmektir. Şimdi geri dönerek belleğinizi tazeleyin. Hazır olunca ana hattı çizin ve yüz organlarını taslak olarak çizin. Gördüğünüz şekilleri çiziminize olabildiğince doğru yansıtmaya çalışın.

2. Çenenin altındaki şekle ve bu şeklin boyunla birleşerek nasıl büyük ve açık bir şekil oluşturduğuna özellikle dikkat edin. Açı nedeniyle, yüz organları, yani gözler, burun ve ağız her zamankinden daha küçük bir alana sıkışmış durumda.

3. Hem iyi bir çizgi hem de izleyeni ikna edici bir portre oluşturmak için vurguyu doğru yerde kullanarak bütün ışık, gölge ve detay süslemelerini ekleyin.

Thumbnail imageÇocuk Gelişiminde ResimThumbnail imageÇocuk Gelişiminde ResimThumbnail imageÇocuk Gelişiminde ResimThumbnail imageÇocuk Gelişiminde Resim

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Sergilerden

Sofulu Lisesi Resim Sınavı

Thumbnail image

Ana malzemesi kil” olan seramik, en yalın haliyle “pişmiş toprak” olarak ifade edilmektedir. Seramik; uygarlığın erken dönemlerinde insanoğlunun günlük hayatına girmiş ve günümüze kadar kesintisiz olarak kullanımını sürdürmüştür. Kimi kaynaklar seramiğin tarihini insanlığın tarihiyle yaşıt kabul etmiştir.1 İnsanın varolduğu her yerde seramiğin izlerine rastlanmış, tarih boyunca türlü biçim ve işlevlerle günlük yaşamın içinde yerini almıştır.

 

Çağlar boyunca uygarlığın gelişimine ışık tutmuş, yer aldığı toplumun ekonomik, siyasal ve kültürel gelişiminin bir göstergesi olmuştur. Seramik üretimi; insanın uygarlığa yapmış olduğu en eski ve en kalıcı katkılardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda seramik; geçmişimizi daha iyi anlayıp değerlendirebileceğimiz bilgi ve kaynakları günümüze taşımasıyla önemli bir görev üstlenmektedir.

 

 

Seramiğin gelişimi, ona şekil veren toplumun sosyo kültürel ve ekonomik evreleriyle paralellik taşımaktadır.2 Bu nedenledir ki seramik, döneminin ve ait olduğu uygarlığın sanatına, kullandığı tekniklere ilişkin eşsiz ipuçları veren en değerli tarihi belgeler arasında yer almaktadır. Seramiğin ana malzemesi, su geçirmez killi toprak, balçık ya da çamurdur. Rahatlıkla her yerde bulunabilen ve kolayca şekillendirilebilen bu basit ve iddiasız malzeme, uygarlığın erken dönemlerinde insanoğlunun şekillendirdiği hemen hemen tek plastik malzeme olmuştur. Temel bileşenleri çok yalın olmakla birlikte, zamanla daha karmaşık malzeme ve yöntemlerin kullanıma girmesi, seramik üretiminin ve sanatının imkânlarını heyecan verici boyutlara taşımıştır.

Thumbnail imageLiselerin Resim SergileriThumbnail imageLiselerin Resim SergileriThumbnail imageLiselerin Resim Sergileri

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Hazırlık Gruplarının ACS Sergisi

Thumbnail image

Sulu Boya Tekniği Teknik Özellikleri
Sulu boyatekniği kağıt veya benzeri yüzey üzerinde tabaka yapmayan su ve sulu boyaçeşitleriyle yapılan bir tekniktir. Boya tipleri genellikle çeşitli tabletler biçiminde veya tüp içinde krem halindedir.


Sulu boyatekniği, sabırlı ve titiz çalışma isteyen, hata kabul etmeyen, oldukça zor bir tekniktir. Hata kabul etmemesi suluboyanın zorluğunu arttırır. Yüzey üzerine gelen renkler üstüste geldiğinde iyi kontrol edilmezse, suluboyada makbul olan şeffaflık bozulabilir ve kirlenmeler başlar. Kirlenen sahalar yıkanarak emici kağıtlarla temizlenebilirse de böyle bir çalışma sulu boyatekniğinde ustalık ister.


Sulu boyayapılacak yüzey, sonucun iyi olması için önemlidir. Yüzeyin emiciliği,


Yüzeyin gerili olup olmaması, Yüzeyin dokusu, Yüzeyin kuru veya nemli olması, Gibi nedenler, boyanın yapılacağı lekeyi etkileyeceğinden, sulu boya yapan kişinin deneyim ve gözlemeleri ile ne tür bir leke elde edeceğini araştırması gerekir. Sulu boyada beyaz renk genellikle kullanılmaz. Kağıdın beyazlığı beyaz rengin görevini görür.

 

Thumbnail imageYağlıboya Kursu AdanaThumbnail imageYağlıboya Kursu AdanaThumbnail imageYağlıboya Kursu AdanaThumbnail imageYağlıboya Kursu AdanaThumbnail imageYağlıboya Kursu AdanaThumbnail imageYağlıboya Kursu Adana

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Çocuklar İçin Sanat Kursları Açs Sergisi Resimleri

Thumbnail image

Oran, kompozisyonda yer alan varlıkların ve desenin elemanlarının kendi içinde, birbirleriyle ve bütünle olan ölçü ilişkisidir. Etkili ve dengeli bir kompozisyon kurabilmek oranların doğru tespit edilmesiyle ilişkilidir. Bu dengenin oluşturulması kompozisyondaki dinamizmi de arrmaktadır.

 

Desen çalışmalarında oranların tespitinde, varlıkların en ve boy olarak kapladığı alan ile form çevresindeki boşluklar arasında matemaksel ilişki kurulmaya çalışılır. Zihinsel olarak yapılan bu matemasel ölçülendirme içinde varlıkları doğru görmek gerekir. Varlıklar farklı büyüklüğe sahiptir ve kompozisyonda yer aldıklarında bu ölçü farklılığının iki boyutlu yüzey üzerinde de belilmesi gerekir.

 

Oranların belirlenmesi aynı zamanda resim yüzeyinin de planlanmasını sağlamaktadır. Varlıkların bu planlama içinde yerlerinin ve birbirleriyle ilişkilerinin tespinde öncelikli olarak deseni çizilecek kompozisyonun boş ve dolu alanlarla birlikte genel bütünlüğünü kavramak gerekir. Bu bütünü, resim yüzeyine aktarmak ve resim alanını planlamak, varlıkların mekân içinde birbirleriyle ve kendi içlerinde oranlarının doğru tespine dayanır.

 

Desen çizerken varlıkların kendi içinde ve birbirleriyle oranları tespit edilirken düz-dik, yatay ve çapraz çizgiler kullanılır. Öncelikli olarak varlıkların en ve boy ölçüleri tespit edilir. Daha sonra çevresindeki boşlukların da biçiminden ve büyüklüğünden yararlanılarak diğer varlıklarla büyük-küçük ilişkisi kurulur. Bir sonraki aşamada ise her bir parçanın kendi içindeki oranları tespit edilir.

 

41 ve 42. görsellerde araştırma çizgileri kullanılarak varlıkların birbirleriyle ve kendi içinde ölçülendirilmesi görülmektedir. Desen çalışmalarında oranlar tespit edilirken gözün bu ölçülendirmeyi kendiliğinden yapabilir duruma gelmesi amaçlanmalıdır. Bunun için oranların tespinde yalnızca araşrma çizgileri değil mekân içindeki diğer varlıkların kenar çizgileri, dik-yatay konumları, enleri, boyları ve aralarındaki boşluklar da kullanılmalıdır. Bu da çok desen çizmekle ve iyi gözlem yapmakla mümkündür.

 

Thumbnail imageResim Sergisi Açan ÇocuklarThumbnail imageResim Sergisi Açan ÇocuklarThumbnail imageResim Sergisi Açan ÇocuklarThumbnail imageResim Sergisi Açan ÇocuklarThumbnail imageResim Sergisi Açan Çocuklar

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Sergilerden

Atelye Ortamı ve Kursiyerlerimiz

Thumbnail image

Sanat eğitimi, çocuğun geniş anlamda gelişmesini içeren en güvenilir ortamdır. Çünkü o, bu ortamda kendi temposu paralelinde, doğal eğilimlerini uygular, kendi deneyimlerini kullanır. Eğitimin her kademesinde çalışmalar bu doğal eğilimin paralelinde olmalıdır. Çağımızın atom çağı olduğu unutulmamalıdır.

Teknoloji gün lük yaşamımızı bile etkisi altına almıştır. Bu nedenle de algı ve anlatım olanakları da artmış bulunmaktadır. Bilimde ve sanatta yaratıcılık eşit değerde kabul edilmektedir. Deneme olanağı veren sanat eğitimine, dış ülkeler programlarında geniş yer vermekte, şaşırtıcı deneyler ve araştırmalar yaptırmaktadırlar. Sanat eğitiminin en önemli amaçlarından biri görmeyi, işit meyi, dokunmayı, tat almayı öğretmektedir. Çevresini hakkıyla algılayıp onu biçimlendirmeye yönelmek için gerekli ilk şarttır.

 

 

Yalnızca bakmak değil “görmek”, yalnızca duymak değil “işitmek”, yalnızca ellerle yoklamak değil, “dokunulanı duy mak” yaratıcılık için gerekli ilk aşamalardır. Sanat eğitimi yoluyla, çocuk ile çevresi, özellikle kültürel çevresi arasındaki etkileşim ve iletişim daha güçlü ve anlaşılır olacaktır.

 

 

Çağdaş sanat eğitimi, temelde sanatsal etkinlikler yoluyla bireylerin ve toplumun içinde yaşadıkları çevreye duyarlı olmalarını sağla maya, çevresi ile yararlı bir etkileşim içine girebilmelerine, estetik ihtiyaçlarını karşılamaya, ürün ortaya koyabilme ve yorumlama güdülerini doyurmaya, yaşan tılarını daha anlamlı hale getirebilmelerine imkan vermeye yönelik düşüncededir.

Thumbnail imageSınıf OrtamıThumbnail imageSınıf OrtamıThumbnail imageSınıf Ortamı

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Kurs Ortamı Fotoğrafları